Orkide bakımı nasıl yapılır? Sulama, ışık ve yeniden çiçek açtırma
Orkideyi en çok aşırı sulama yorar. Kökler griye dönünce sulayın, doğu penceresine koyun, çiçek dalını doğru yerden kesin; serin sonbahar gerisini halleder.
6 dakikalık okuma
Hediye edilen orkidelerin büyük çoğunluğu Phalaenopsis, yani kelebek orkidedir: Geniş, parlak yaprakları ve haftalarca açık kalan çiçekleriyle tanınır. Orkide bakımı sanıldığı kadar zor değil; asıl mesele fazla ilgi göstermemek. Bu bitkinin en büyük düşmanı susuzluk değil, fazla sudur. Aşağıda evde orkide bakımının üç temel ayağını, yani suyu, ışığı ve sıcaklığı, ardından da en çok merak edilen soruyu, orkidenin yeniden çiçek açıp açmayacağını anlattık. Bilgileri Amerikan Orkide Derneği, İngiltere’nin Kraliyet Bahçıvanlık Derneği (RHS) ve üniversite bahçe rehberlerinden derleyip Ankara evlerine uyarladık.
Orkide bakımı kısaca
- Kökler gümüş grisine dönünce ve saksı hafiflediğinde sulayın; çoğu evde bu yedi on günde bir demektir.
- Saksı suda beklemesin, yaprakların birleştiği göbeğe su kaçmasın.
- Doğrudan güneş almayan, aydınlık bir doğu penceresi idealdir.
- Kaloriferden, sobadan ve cereyandan uzak tutun; 10 °C’nin altına bırakmayın.
- Çiçekler dökülünce dalı doğru boğumdan kesin; sonbaharın serin geceleri yeni dal için yardımcı olur.
Önce orkidenizi tanıyın
Beyaz, mor, pembe ya da sarı; kelebek orkidelerin rengi ne olursa olsun bakımı aynıdır. “Mor orkide kaç günde bir sulanır?” sorusunun cevabı beyazınkiyle aynıdır: Renge değil saksıya, ışığa ve mevsime bakın. Orkide aranjmanlarında asıl dikkat etmeniz gereken, bitkinin nasıl yerleştirildiğidir. Kutuda mor orkide aranjmanı gibi düzenlemelerde köklü orkidenin eteğinde lisyantus, krizantem gibi kesme çiçekler de bulunabilir. Bu kesme çiçekler bir iki hafta içinde solar; onları nazikçe ayıklayın, orkide yoluna devam eder. Orkide dekoratif bir kutunun ya da seramik kabın içinde kendi plastik saksısıyla duruyorsa sularken onu kaptan çıkarın: Kabın dibinde biriken su, kökleri çürüten en sessiz tehlikedir.
Orkide nasıl sulanır?
Orkide bakımının yarısı doğru sulamadır. Maryland Üniversitesinin önerdiği yöntem basit: Saksıyı lavaboya alın, on dakika içinde üç dört kez bol ılık su dökün, sonra suyun tamamen süzülmesini bekleyin. Saksıyı ılık su dolu bir kaba oturtup kabuk karışımının iyice ıslanmasını beklemek de işe yarar; önemli olan, sulamadan sonra saksının hiç su içinde kalmamasıdır. Sulamayı sabah yapın ki yapraklar gece olmadan kurusun. Yaprakların birleştiği göbeğe su kaçarsa bir kâğıt havluyla alın; orada biriken su çürümeye yol açabilir.
Ne zaman sulanacağını takvim değil orkidenin kendisi söyler. Şeffaf saksıdaki kökler yeşilse su vardır, gümüş grisine döndüyse susamıştır. Saksıyı elinize aldığınızda hafiflemişse ve kabuk karışımı dokunduğunuzda kuruysa zamanı gelmiştir. RHS büyüme döneminde haftada bir sulamayı, kışın biraz azaltmayı öneriyor; Amerikan Orkide Derneği de serin kış aylarında on günde bir sulamanın yetebileceğini söylüyor. Ankara’da kaloriferlerin yandığı aylarda ev havası kuruduğu için kabuk karışımı daha çabuk kurur; bu yüzden takvime değil, köklerin rengine bakmak daha güvenilirdir.
Buz küpüyle sulamak doğru mu?
Market orkidelerinin etiketlerinde sık görülen buz küpü yöntemi bir efsane değil. Ohio Eyalet Üniversitesi ve Georgia Üniversitesinde yapılan ve 2017’de HortScience dergisinde yayımlanan bir çalışmada, haftada üç buz küpüyle sulanan orkidelerin çiçek ömrü oda sıcaklığındaki suyla sulananlardan farklı çıkmadı; yaprak ve kök sağlığı da olumsuz etkilenmedi. Yine de buz küpü küçük saksılar için pratik bir kısayoldur ve kalorifer yanan kuru bir evde yetmeyebilir. Hangi yöntemi seçerseniz seçin, köklerin rengini izleyin.
Işık ve sıcaklık: evde doğru köşe
Kelebek orkide aydınlık ama doğrudan güneş almayan bir yeri sever. Amerikan Orkide Derneğine göre evde en iyi yer bir doğu penceresidir; gölgelenmiş güney ve batı pencereleri de olur. Ankara’nın yaz güneşi, özellikle öğleden sonra batıdan gelen ışık, yapraklarda yanık lekeleri bırakabilir; tül bir perde bu işi çözer. Kışın ışık azaldığı için orkideyi pencereye biraz daha yaklaştırabilirsiniz, yeter ki yaprakları soğuk cama değmesin.
RHS gündüz 19-30 °C, gece 16-19 °C aralığını öneriyor. Orkideyi kalorifer peteğinin üstünden, sobanın yanından ve kapı ağzındaki cereyandan uzak tutun. Tropik bir bitki olduğu için 10 °C’nin altındaki sıcaklıklar ve ani sıcaklık değişimleri yapraklarda soğuk hasarına yol açabilir; tomurcukların açmadan dökülmesinin başlıca nedenlerinden biri de budur.
Nem, gübre ve saksı
Orkide yüzde 50 ile 80 arası nemi sever; kaloriferli Ankara evlerinde bu oran kışın epey düşer. Saksıyı, içinde biraz su bulunan çakıllı bir tabağın üstüne koymak nemi artırır; yeter ki saksının dibi suya değmesin. Yazın yaprakları hafifçe nemlendirmek de yardımcı olur.
Gübre konusunda azı karardır. Büyüme döneminde orkide gübresini her üç dört sulamada bir, paketteki önerinin altında bir dozla verin; kışın ya hiç vermeyin ya da çok seyrek verin. Saksı değişimi için en iyi zaman, çiçeklenme bittikten sonraki ilkbahardır. Kabuk karışımı zamanla ufalanıp havasız kaldığı için bir iki yılda bir yenilenmelidir. Orkideyi asla normal saksı toprağına dikmeyin; orkideye özel kabuk karışımı ve kökleri görmenizi sağlayan şeffaf bir saksı kullanın. Saksıdan dışarı uzanan hava köklerini kesmeyin, toprağa gömmeye de çalışmayın; bitki onlarla tutunur ve nem alır.
Orkide yeniden çiçek açar mı?
Evet. Sağlıklı bir kelebek orkide her yıl, bazen yılda iki kez yeniden çiçek açabilir. Çiçekler döküldükten sonra ilk iş, eski dalı doğru yerden kesmektir. Amerikan Orkide Derneğinin önerisi şöyle: Dal hâlâ yeşilse ve üzerinde kullanılmamış boğumlar varsa ikinci boğumun hemen üstünden, kurumuş kısmın altında kalacak biçimde kesin; bu boğumdan yeni bir yan dal çıkabilir. Dal sararıp kuruduysa onu dibinden kesin. Bitki zayıfsa ikinci bir çiçeklenmeye zorlamak yerine dalı dipten kesip dinlenmesine izin vermek daha iyidir; bir sonraki çiçeklenme daha güçlü olur.
Yeni çiçek dalının asıl tetikleyicisi serinliktir. Amerikan Orkide Derneğinin yayımladığı, Michigan Eyalet ve Texas A&M üniversitelerinin araştırmalarına dayanan bir yazıya göre kelebek orkide, özellikle gündüz sıcaklığı 26 °C’nin altına indiğinde çiçek dalı oluşturmaya başlar; 28 °C ve üzerinde sürekli tutulan bitkiler ise dal vermez. RHS de bir ay kadar, yaklaşık 5 °C daha serin bir ortam öneriyor. Ankara’nın sonbaharı burada bir avantaj: Ekimde gündüz ortalama en yüksek sıcaklık 20 °C’ye iner, geceler serinler. Isıtma sezonu başlamadan önce orkidenizi evin serin ama aydınlık bir odasında tutarsanız, birkaç hafta içinde yaprakların arasından yukarı doğru uzanan yeşil bir çiçek dalı belirebilir. Dal göründükten sonra çiçeklerin açması evin sıcaklığına göre iki üç ay sürebilir; aynı yazıda aktarılan bir denemede, bir melez çeşitte bu süre 23 °C’de 72, 20 °C’de 89 gün olarak ölçülmüş.
Sık karşılaşılan sorunlar
- Tomurcuklar açmadan dökülüyor: Çoğu zaman ani sıcaklık değişimi ya da cereyan yüzündendir. Orkidenin yerini sık değiştirmeyin; kaloriferin ve açılıp kapanan kapının yanından uzaklaştırın.
- Yapraklar sararıyor: En alttaki yaşlı yaprağın zamanla sararıp düşmesi doğaldır. Birkaç yaprak birden sararıyorsa köklere bakın; kahverengi ve yumuşak kökler fazla suyun işaretidir.
- Yapraklar buruşuk ve yumuşak: Kökler suyu taşıyamıyor demektir; ya uzun süre susuz kalmışlardır ya da fazla sudan çürümüşlerdir. Saksıdan çıkarıp kökleri kontrol edin, çürükleri temiz bir makasla alın.
- Saksıdan kök taşıyor: Bu bir sorun değil, sağlıklı bir hava köküdür. Kesmeyin, olduğu gibi bırakın.
Orkidenizi doğru köşeye koyduysanız gerisi sabır işi. Uzun ömürlü bir hediye arayanlar için orkide aranjmanlarımıza ve çok dallı beyaz orkide aranjmanına göz atabilirsiniz. Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak ve Yenimahalle’ye 18.30’a kadar verdiğiniz siparişleri aynı gün teslim ediyoruz; ayrıntılar Ankara çiçek siparişi sayfamızda.
